Osmanlı’da Kölelik

Osmanlı Tarihi Mehmet Selçuk 29 Kasım 2020

Osmanlı’da kölelik var mıydı?

Gelmiş geçmiş en geniş topraklara sahip imparatorluklardan biri Osmanlı imparatorluğudur. İmparatorluk, Rönesans’ı etkilemesi, fetih ve akın hareketleriyle tarihe damgasını vurmuştur. Peki Osmanlı coğrafyasında kölelik mevcut muydu?

Osmanlı’da kölelik sistemi

Osmanlı’da kölelik, cariye ve çeşitli işlerde çalıştırılacak kişiler mevcuttu. Bunlar hiyerarşik olarak sıralanır ve ayrı ayrı görevlerde bulunurlardı. Beyaz tenli seçilmiş kadınlar lokumla birlikte kahve ikramı, çocuklara ve bebeklere bakmakla görevlendirilirlerdi. Afrika coğrafyasından getirilmiş siyahi kadınlar ise daha ziyade küçük görevlerde yetkilendiriliyorlardı ve ayrıca yemek pişirme (aşçılık) görevinde yer alabiliyorlardı.

Fatih Sultan Mehmet (2.Mehmed) döneminde inşa edilen Harem cariyelik sistemini başlattı diyebiliriz. Esir pazarları ise köle alım satımında büyük rol oynuyordu.

O dönemde Cenevizliler ve Venedikliler ön plana çıkan köle tacirlerdi. Daha sonra Rumlar, Yahudiler ve Ermeniler köleleştirme faaliyetlerini devraldılar.Buralarda alıkonulup köleleştirilmiş kişiler Osmanlı topraklarına gönderilebiliyordu. Osmanlı Balkanlar ve Doğu toprakları olmak üzere Afrika dahil bir çok bölgeden kişileri kendi bünyesine katmaktaydı.

Osmanlı köleliği acımasız mıydı?

Aslında bu zamanına göre fena olmayan şartlara sahip bir kölelik türüydü. Cariyeler haremde konaklarken, ziyaretlerine Avrupa’dan gelen kadınları hayrete düşürmüşlerdi, çünkü cariyelerin epey boş zamanları vardı. Dedikodu hariç istedikleri konulardan konuşabiliyorlardı. Belli sınırlar içinde serbestçe hareket edebiliyorlardı. Harem düzeni çağın şartları göz önünde tutulursatamamen diktatörce sayılmazdı.

Bunu dinsel nedenlere bağlayabilmek mümkündür. Örneğin Hristiyan Avrupa İncil’de geçen şu emri benimsemiştir:

“Ey köleler, dünyadaki efendilerinizin sözünü Mesih’in sözünü dinler gibi saygı ve korkuyla, saf yürekle dinleyin. Bunu, yalnız insanları hoşnut etmek isteyenler gibi göze hoş görünmek için yapmayın. Mesih’in kulları olarak Tanrı’nın isteğini candan yerine getirin. İnsanlara değil, Rab’be hizmet eder gibi gönülden hizmet edin. Çünkü ister köle ister özgür olsun, herkesin yaptığı her iyiliğin karşılığını Rab’den alacağını biliyorsunuz.” (Efesliler, 6: 5-6-7-8)

Bu emirde kölelerle ilgili iyi düşüncelerin olduğu inkar edilemez. Ancak köleyi serbest bırakmayla ilgili bir işarete de rastlanmaz. Bu yüzden Osmanlı’nın kölelere diğer coğrafyalara göre daha adil davranmasının nedenlerinden biri din olabilir.

Osmanlı kölelerinin hakları

Osmanlı’da köleler belli başlı vatandaş haklarına sahiplerdi. İslamiyet dininin emrettiği ölçüde kölelere ev, barınak, yeme içme sağlamak özümsenmişti. Hatta bir köle efendisinin eksikliklerini Osmanlı mahkemelerine gidip şikayet edebilme hakkına sahipti. Osmanlı’da hadisleri baz alan kimseler bir köleyi özgürlüğüne kavuşturma eylemini dinsel bir eylem olarak görür ve tanırlardı.

Osmanlı’da kölelik ne zaman kalktı?

Osmanlı’da kölelik sistemi tanzimat dönemine kadar devam etti. Tanzimat döneminin aydınları siyasi bir hassasiyetle köleliğin doğru olmadığını öne sürdüler.

Tanzimat öncesinde ilk büyük teşebbüs bizzat padişah tarafından uygulanmaya kalkışıldı. Harem kurumunu kaldırmaya yönelik ilk girişim 2.Osman tarafından hayata geçirilmeye çalışıldı. Sultan Osman cariyelerle evlenme geleneğini ve hatta harem-i hümayun kurumunun ta kendisini kaldırmak istedi. Sultanların Türk soyundan gelen kadınlarla dünya evine girmesi adetini yasalaştırmak için önce Şeyhülislam Esat Efendi’nin kızıyla evlendi. Bundan sonraki evliliği Pertev paşanın kızıyla oldu. Ancak sonra gelen padişahlar bu uygulamayı benimsemediler ve haremle birlikte harem evliliği alışkanlığı sürdürülebilirliğini korudu.

Sonraki büyük girişim Sultan Abdülmecid tarafından geldi. Aldığı kararla 1847 senesinde meclis-i vükela’da önemli bir toplantıya katıldı. Burada üsera-yı zenciyye ticaretini yasakladığını beyan etti. Burada Afrika’dan getirilen köleleştirilmiş kişilerle ilgili ticaretine kesin şekilde yasaklama getirilmişti. Bu köleler genellikle Orta Afrika civarından 10-13 yaşlarında alınıp getirilenlerdi. Daha sonrasında Üsküdar’da bulunan esir pazarları da kaldırılacaktı.

Cariyeler çeşitli savaş yerlerinden alınıyorlardı. Sonradan denizden gemiler ve karadan at arabaları vasıtasıyla ülke topraklarına getiriliyorlardı.

#Türkçe tarih dersleri sitesi
Yorumlar

    […] Usta ünvanıyla, padişahın şeçtiğibir kalfa hatun sorumlu olurdu. Bu sorumlu kişileri Padişah seçtiği için her padişah, yeni hazinedar usta seçerdi. Hareme hanedan dışında sadece Hadım […]


  1. .

    3 Aralık 2020

    Çok faydalı bir site olmuş 👍aradığım her bilgiyi bulabiliyorum


  2. Sara

    3 Aralık 2020

    Ellerinize sağlık hocam :))


  3. […] sonunda Osmanlı donanmasının neredeyse yok olmasıyla bütün tersanelerde gemi inşasına […]


  4. […] de makam sırasına göre görevlendirilirlerdi. Eğitilen hadımlar, haremde bulunan şehzadeler, kadınefendiler, sultanlar ve valide sultanların emrine verilirdi. Burada da bir çeşit staj görürlerdi. Bu […]


  5. […] ne kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun büyüyüp gelişmesi üzerine bir eğitim alsa da verilen eğitimin […]


Bir yorum bırak
Mail adresiniz kimseyle paylaşılmayacaktır.
  • Arşivler