Mısır’da Neden Mumyacılık Yapıldı?

Genel Mehmet Selçuk 7 Ekim 2020


Bu yazımızda Antik Mısır’da geleneklerinin vazgeçilmezi olan mumyalama sürecinden bahsedeceğiz.

Antik Mısır’da hayatın ruh ve beden olarak iki farklı noktaya ayrıldığına ve ruh vücudu terk ettiğinde, öbür dünyada dirilip fani yaşama geri dönüleceğine inanırlardı. Mumyalamanın asıl amacı ise bedenin çürümesini önlemek ve mumyalanan kişi geri döndüğünde vücudunun elverişli bir şekilde kullanılabilir olmasıdır.

Mumyalama, Antik Mısır’da dini törenlerin kuşkusuz en önemli ritüeliydi. Bu ritüele göre ancak mumyalanmış bir vücut fani hayattan sonra cennetin kapılarına gidebilirdi. Bu inanışa göre mumyalandıktan sonraki süreçte ona çeşitli bulmacalardan da göz aşinalığımızın olduğu Tanrı Ra eşlik ederdi.

Antik Mısırlıların dini inanışı, Hıristiyanlık, Musevilik ve Müslümanlıkta olduğu gibi, yaşam ve yaşamdan sonraki hayatın varlığına dayanmaktadır. Bu durumun kutsallığını bir kenara bıraktığımızda ise, ilerleyen dönemlerde mumyalama işlemi gittikçe ayrıntılı bir şekilde uygulanmış ve Mısır ekonomisinin önemli bir parçası haline gelmişti çünkü mumyalama işlemi, piramitler, lahitler ve daha sade diğer mezarları yapabilmek için güzellik uzmanlarına, kuaförlere ve ustalara ihtiyaç duyulmaya başlanmıştı.

Makyaj Malzemelerinin İlk Hali

İlerleyen yıllarda Üçüncü Ara Döneminde ise mumya inancı bir sektör haline geldiğinden, mumyalanan kişilerin hala canlıymış gibi görünmesi hedeflenmeye başladı. Vefat etmiş kişilerin bedenleri boyanmaya başlanmış ve hatta erkek bedenleri kırmızı, kadın bedenleri de sarı renge boyanırdı. Mumyalara camdan veya taştan sahte gözyaşları yapılır, küçük soğanlar ile göz yanılsaması çağrıştırılır ve saçlarına da sıklıkla peruk ya da iplik takılırdı. Mumyalama inancı ilerledikçe, kişinin cildi altın renginde yapraklar ile süslenirdi. En şaşırtıcı olan ise bir tür kına ile mumyaların tırnaklarının şimdiki oje mantığında boyanmasıdır. Üstelik kadınların günümüz itibari ile kullandığı pek çok makyaj malzemesi Antik Mısır’dan bize miras olarak kalmıştır. Bunlardan en çok bilineni kömür bazlı bir göz kalemi olan sürmedir.

Arkeologlar, firavun I. Ramses’in mumyalanmış bedenini keşfettiğinde, tırnaklarında koyu turuncu renkte bir kına ile karşılaşmışlardı. Bu denli süslenen mumyalardan sonra güzellik uzmanları, Antik Mısır kültürünün önemli bir parçası haline gelmişti.

Alt Sınıfın Mumyalanması

Antik Mısır tarihinde önemli kişilerin mumyalama süreci bu kadar ihtişamlı olsa da alt sınıflarda hayat mücadelesi veren halk bu gösterişli uğurlamayı tam olarak yerine getiremezdi. Fakir insanlar, çoğu zaman ölülerini sadece bir beze sarar ve kurutmak için birkaç gün veya hafta boyunca ıssız, geceleri buz gibi ancak gündüzleri cehennem gibi olan kuma gömerlerdi. Bu işlemden sonra kişinin karın boşluğu yıkanır ve mezarlığa gömülürdü. Eski Mısır’da zengin ve fakir arasındaki uçurum, en net olarak mumyalama sürecinden sonraki defin işlemlerinde anlaşılabilirdi.

Zengin halk, mezar soyguncularını caydırmak için mezar taşlarına ilahi adalet tehditleri yazmışlardır. Bu da ilerleyen süreçlerde Lanetli Mumya inancını kendi içinde doğurmuştur. Antik Mısır mezarlarının açılmasına karşı tehdit içeren uyarılar, Orta Çağ’a kadar uzanır ve bu uyarılarda mumyaların kötü ve doğaüstü varlıklar olduğu tasvir edilmektedir. Bunların en ünlüsü ise Kral Tutankhamun’dur.

#Türkçe tarih dersleri sitesi
Yorumlar

    […] bir içeriğimiz de Mumyacılık‘tan bahsettik, bakmanızı […]


Bir yorum bırak
Mail adresiniz kimseyle paylaşılmayacaktır.
  • Arşivler