Atatürk İlkeleri: LAİKLİK

Atatürk Köşesi Mehmet Selçuk 17 Kasım 2020

Atatürk ilkelerinden olan Laiklik ilkesi, tanım olarak din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır. Laiklik kelimesi Fransızcadan Türkçeye geçmiştir. Kelimenin aslı Yunanca “laikos”‘tur. Laiklik ilkesi için de Atatürk‘e göre taviz verilemeyecek olan ilkelerden biridir. Laiklik Cumhuriyet’in temel niteliklerinden biridir. Laiklik ilkesi,1937 yılında anayasaya girmiştir.

Temel Özellikler

Laiklik ilkesi en temel olarak din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması gerektiğini savunur.

Laik ilkesi din ve vicdan özgürlüğünü benimser. İnançlara arasında ayrım yapmaksızın bütün inançlara saygılıdır. Hoşgörülü bir yönetim mevcuttur.

Laiklik ilkesi din etkisinde kalmaksızın akılcı, bilimsel ve mantıksal düşünmeyi benimsemektedir.

Temel hak ve özgürlüklerin genişletilmesini savunmaktadır.

Laiklik ilkesi teokrasiye karşıdır. Din hukukunun uygulanmasını reddetmektedir.

Laiklik İlkesine Uygun Gelişmeler

Din ile alakalı işlerin yönetime ve devlete daha fazla münasebetini engellemek amacıyla öncelikle din alanında inkılaplar yapılmıştır. Laiklik ilkesi gereğince bir takım inkılaplar meydana gelmiştir. Bunlar:

  • Halifeliğin Kaldırılması
  • Şeriyye ve Evkaf Vekaletinin kaldırılması
  • Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun kabul edilmesi
  • Şeriyye Mahkemelerinin kapatılması
  • Diyanet İşleri Başkanlığının kurulması
  • Tekke ve Zaviyelerin kapatılması
  • Azınlık okulları ve yabancı okullarda dine yönelik propaganda ve misyonerlik faaliyetlerinin yasaklanması
  • Devletin dini İslam’dır.” maddesinin anayasadan çıkartılması
  • Laiklik ilkesinin anayasaya girmesi

Yukarıdaki inkılaplar doğrudan laiklik ilkesine girmekle birlikte dolaylı olarak laiklik ilkesine giren inkılaplar da mevcuttur. Bunlar:

Saltanatın kaldırılması, Miladi takvimin kabul edilmesi Aşar vergisinin kaldırılması vb.

Atatürk Diyor Ki:

Altı ok Atatürk’ün ilkelerini simgeler.

Her birey, istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine özgü siyasal bir fikre sahip olmak , mensup olduğu bir dinin gereklerini yapmak veya yapmamak hak ve özgürlüğüne sahiptir. Kimsenin düşüncesine ve vicdanına baskı uygulanamaz. Vicdan özgürlüğü kesin ve saldırılamaz olup bireyin doğal haklarının en önemlilerinden sayılmalıdır.”

Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz. “(1926)

Laik hükümet kavramından dinsizlik manası çıkarmaya çalışan fesatçılara fırsat vermeyiniz.

Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir. “(1930)

Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyeti demektir. “(1930)

#Laiklik #Türkçe tarih dersleri sitesi
Yorumlar

    […] Mustafa Kemal ATATÜRK […]


  1. […] 1881 yılında yılında doğan Mustafa isimli çocuğun kimse büyük bir adam olacağını bilmiyordu. Çiftçi bir ailenin çocuğu olan […]


Bir yorum bırak
Mail adresiniz kimseyle paylaşılmayacaktır.
  • Arşivler