Etrüksler Dili,Dini,Şehirciliği,Sanatı

Genel Mehmet Selçuk 10 Ekim 2020

Etrüksler’in Kökeni

etrüskler

Etrüksler İtalya’nın Tiber ile Arno nehirleri arasında yer alan Etruria bölgesinde yaşamış ve m.ö 6.yüzyıla dek varlıklarını sürdürmüşlerdir. Etrüksler Roma tarihinin başlangıcında önemli yeri olan, İtalya’yı uygarlaştıran, İtalya’da ilk siyasi oluşumları meydana getiren kavim olarak İtalya’nın diğer halk ve kavimlerinden daha önemli ve özgünlerdir. İtalya’ya diğer halklardan farklı olarak Frig baskısından kaçıp deniz yoluyla Batı Anadolu’dan İtalya’ya geldikleri tahmin edilmektedir. Etrüksler İtalya’ya iki göç dalgası halinde m.ö 10 ve m.ö 8. Yüzyıllarda gelip Tiber Irmağı çevresinde ki Eturya veya Toskana adı verilen bölgeye yerleştiler. Burada tepeler üzerine, sağlam surları ve kaleleri olan şehirler kurdular. Maden işlemeyi bilen ve savaşçı bir toplum olarak İtaliklerden her bakımdan üstün oldukları için onları kolayca egemenlik altına aldılar. Kuzeyde ki Po ovasından güneyde ki Kampania bölgesine kadar şehirler kurdular. Roma uygarlığının, Etrüks mitolojisinde ki ilahlardan, hukukundan yol yapım tekniklerine kadar kökünü hemen hemen tümüyle Etrüksler’den almıştır. Fakat yerli halk içinde azınlık halde bulunan Etrüksler bir de başarı sarhoşluğuna kapılıp çabucak gevşeyince ve kuvvetli bir merkezi devlet kurmayınca daha 6.yüzyıl bitmeden yavaş yavaş yok oldular.

etruskce
Etrüsk Alfabesi

Etrüksler’in Dili ve Dini

Etrüksler’in Yunan alfabesinden aldıkları bir yazı sistemleri vardı ancak dilleri hala tam olarak çözülememiştir bunun üç temel temel nedeni şunlardır; Etrüks tabletleri müzelerden çalındı ve günümüze Latin yazarların alıntıları ve birkaç anıt dışında fazla eser kalmamıştır. En uzun Etrüks el yazısı Mısır’da bir mumyanın üzerinde ki sargıda bulunmuştur. Etrüks alfabesi 22 harften oluşur. Kimi Etrüks yazıtları sağdan-sola kimileri soldan-sağa yazılmıştır. Etrüks toplumu ezoterik değerlere önem verirdi ve anlatımlar sözlü olarak yapılırdı. Yani bilgileri gizlemek için işin ehli olmayan kişilere aktarılmamış ve yazılması gereken bilgiler yalnızca rahipler tarafından yazılıp saklanırdı. Etrükler’in ilhama dayalı dini kitapları bu yüzden hala keşfedilemedi. Etrükslerin dili hakkında bilgimizin az olmasının diğer nedeni ise pagan sayıldıkları için metinleri ve geride kalan eserleri sistemli olarak yok edildi. Kazım Mirşan ise Cippus anıtını tamamen deşifre etmiş ve bu dilin Proto-Türk lehçesi olduğunu açıklamıştır. Etrüksler,tabiat olaylarını oluşturup yönettiklerine inandıkları bir çok tanrı ve yarı tanrılara tapmıştır, bu tanrılardan üç tanesi çok önemli olup bunlar teslis’i yani üçler birliğini oluşturur. Bu tanrılar Romalıların Jupiter, Juno ve Minevra tanrılarıyla oluşan üçlemenin ilk örneğidi, bu tanrılara ve diğer yarı tanrılara tapınaklar yapmışlardır. Etrüksler’in dini Cicero’nun değindiği gibi vahyedilmiş bir dindi ve 12li sistemi baz alan inisiyatik örgütlenmeleri vardı.

etrusklerde sanat
Etrüskler’e ait bir heykel

Etrüksler’in Şehirciliği ve Sanatı

Savaş arabalarını İtalya’ya ilk getiren halk olan Etrüksler aynı zamanda kuvvetli bir ordu da meydana getirmişlerdi. Zaferlerinden sonra zafer alayları geçerdi ki bu adet Romalılara da geçmiştir, Romalılardan da dünyaya yayılmıştır. Etrüksler tüccar, denizci, tarımcı bir toplumdu. Bağcılık ve zeytinciliği ilerletmişler, deniz aşırı ticaretle ilgilenmişler, madenleri işlemişlerdir. Elde ettikleri üretim fazlası ürünleri satarak dış ticareti geliştirmişlerdir. Ekonomik ve askeri alanda olduğu gibi kültür-sanat alanında da başarılı olmuşlardır. İtalya’da şehir kültürünü Etrüksler başlatmıştır. Ovaya hakim yerlere kurdukları ve içinde yolar, kanalizasyon sistemi, su kemerleri, ve tepeleri birbirine bağlayan köprüler bulunan şehirleri büyük taşlarla örmüş ve kemerli bir giriş kapısı olan surlarla çevirmişlerdir. Ahiret inancı olduğu gibi mezar yapımına da önem vermişlerdir. Mezar odalarının duvarları günlük hayatı gösteren resimlerle süslediler. Mezarların üstünü kubbe ille örterek İtalya’ya yeni bir mimari anlayış getirmişlerdir. Çanak, çömleklerin üzerlerini geometrik şekiller ile altın, gümüş gibi değerli maden ve mücevherler ile süslemişleridir. Süs eşyalarında yaptıkları işleme ve ince işlem tabiata uygun sanata ve zevke sahip olduklarını gösterir. İtalya’ya uygarlık verilerini ilk kez bu halk getirmiştir. Romalılar ise onların getirdiklerini özümsemiştir.

#Türkçe tarih dersleri sitesi
Yorumlar

    […] önceki yazımıza gitmek için buraya […]


Bir yorum bırak
Mail adresiniz kimseyle paylaşılmayacaktır.
  • Arşivler