ATATÜRK İLKELERİ:DEVLETÇİLİK

Atatürk Köşesi Mehmet Selçuk 3 Kasım 2020

Atatürk ilkeleri bir bütündür. Laiklik, cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, inkılapçılık gibi ilkleri bir bütünün parçasıdır. Atatürk “benim yaptıklarım birbirine bağlı ve lüzumlu işlerdir. “şeklinde belirtmiştir.

Türk milletinin gelecekte ve bugünde tam bağımsızlığa sahip olması , akıl ve bilim öncülüğünde çağdaş uygarlıklar seviyesine çıkarılması amacıyla temel esasları Atatürk tarafından belirlenen fikir ve ilklere “Atatürkçülük” veya “Atatürk Düşünce Sistemi ” denilmektedir .Atatürk’ün fikirlerinin şekillenmesinde yaşadığı olgu ve olaylar etkili olmuştur.

İlkeler Cumhuriyet dönemi politikalarına yön veren temek düşünce şeklidir. Atatürk İlkeleri milli bağımsızlık, vatan sevgisi ,tarih bilinci, milli egemenlik gibi esaslara dayanmaktadır. Atatürk özellikle cumhuriyetçilik ve laiklik ilkelerinden taviz vermeyeceğini belirtmiştir.

Devletçilik İlkesi

Cumhuriyet çok zor şartlarda kurulmuştu. Savaş yeni bitmiş ve savaşın etkileri halen sürmekteydi. Ekonomi yok denecek kadar kötüydü. Mustafa kemal ilk iş olarak ekonominin ayağa kalmasını öngörmekteydi.

Devletçilik özel teşebbüse karşı değildir. O dönemde yatırımlar çok az olduğundan karma ekonomide benimseniştir. Devlet özel teşebbüsün tamamlayıcısıdır.

Yabancı sermaye karşı değil, eğer çıkarlara uygun şekilde yapılırsa uygundur ama sömürgeciliği katiyen ret eder.

Devletçilik ilkesi kapsamında ekonomiyi kalkındırmak , özellikle sanayi alanlarında yatırımlar yapmak halkın ihtiyaçlarını karşılamak ön plandadır.

Devletçilik ilkesinin uygulandığı yerde aslında halkçılık ilkesini de görmekteyiz. Sosyal adalet, sosyal devlet gibi özellikler için devletin güçlü olması gerekir.

Devletçiliğin Uygulanması

Devletçilik ilkesinin ne zaman başladığını söyleyecek olursak 1931 de başladığını söyleyebiliriz. İlk olarak devlet planlı yatırımlar yapmış, işsizliği azaltmıştır.

Çiftçiyi desteklemek amacıyla Tarım Kredi Kooperatifi gibi kooperatifler kurulmuş bunlar aracılığı ile nitelikli eleman yetiştirilmiş, Sümerbank Etibank gibi bankalar kurularak özel teşebbüse kredi verilmiştir. Verilen kredilerin faizi az tutulmuş geri ödemesi için süre düzgün şekilde verilmiştir.

Sanayi alanına özellikle yatırımlar yapılmış, fabrikalar kurulması amaçlanmıştır. Hatta sanayi planlarının oluşturulmasında Sovyet Rusya’dan yardım alınmıştır.

Devletçilik ilkesine uygun olaylardan bahsedecek olursak : Beş Yıllık Sanayi Planlarının hazırlanması buna örnektir. Sümerbank ve Etibank gibi kamuya yardımcı kuruluşların oluşturulması Maden Tetkik Arama Enstitüsü’nün kurulmasını örnek olarak verebiliriz.

Türkiye’nin uyguladığı devletçilik sistemi 19. yüzyıldan beri sosyalist teorisyenlerin ileri sürdükleri fikirlerden alınarak tercüme edilmiş bir sistem değildir. Bu, Türkiye’nin ihtiyaçlarından doğmuş, Türkiye’ye özgü bir sistemdir. Devletçiliğin bizce anlamı şudur; kişilerin özel teşebbüslerini ve kişisel faaliyetlerini esas tutmak; fakat büyük bir ulusun ve geniş bir ülkenin bütün ihtiyaçlarını ve (bu uğurda) pek bir şey yapılmadığını göz önünde tutarak, ülke ekonomisini devletin eline almak. Türkiye Cumhuriyeti devleti, Türk vatanında yüzyıllardan beri kişisel ve özel teşebbüslerle yapılmamış olan şeyleri bir an önce yapmak istedi; ve kısa bir zamanda yapmayı başardı. Bizim takip ettiğimiz bu yol görüldüğü gibi liberalizmden başka bir yoldur.

Mustafa Kemal ATATÜRK

#Atatürkçülük #Türkçe tarih dersleri sitesi
Bir yorum bırak
Mail adresiniz kimseyle paylaşılmayacaktır.
  • Arşivler