Ankara Savaşı

Osmanlı Tarihi Mehmet Selçuk 15 Nisan 2021

1402’deki Ankara Savaşı, Osmanlı İmparatorluğu’nun erken tarihindeki en kritik olaylardan biriydi. Sultan Bayezid ile Timur arasındaki savaş o dönem hızla yapısını geliştiren, Osmanlının özellikle idari düzenine ağır hasar vermiştir. Bunun yanında Osmanlının Anadolu ve Balkanlarda hâkimiyet kazanma projelerinde ciddi aksaklıklara sebep oldu.

Timur’a Mahkum Olmak

Savaş sonucunda Timur’a esir düşen Padişah’ın şehzadeleri arasında uzun süre devam edecek olan taht kavgası baş göstermiştir.

Yıllar süren taht kavgası sırasında Bayezid’in oğulları Süleyman, İsa, Musa ve Mehmed Çelebi arasında anlaşma sağlanamadığından devlet yönetiminde çok başlılığa ve mutlak bir kuvvet olmamasına sebep olmuştur. Bunu fırsat bilen düşman taraflar da Osmanlının üstüne giderek durumdan faydalanmak istemiştir. Taht savaşının başlıca tarafları Edirne’de hükümdarlığını ilan eden ve Ankara Savaşı mağlubiyeti sonrasında Sehzade Sancağına dönen Mehmed Çelebi’dir.

Osmanlı’nın Yıkılma Noktasına Gelmesi

Merkezi hükümetin çok zayıf olduğu ve hatta Osmanlı İmparatorluğunun çökmek üzere olduğu bir dönemde, ülkenin çöküşünü engelleyen en önemli faktörlerden biri, yaklaşık yüz yıldır kurulan devlet kurumları ve gelenekler olabilir. Bunun yanında Osmanlı adına kurulu olan kul sistemiyle oluşturulmuş Sipahi ordusu tarafsız bir şekilde devleti koruması da devletin yıkılmasını önlemiş olarak kabul edilir.

Osmanlı’nın İkinci Kurucusu Çelebi Mehmed

Merkezi otoritenin derinden sarsıldığı bu on bir yıllık süreç içerisinde hemen hemen bütün tarihçilerin ortak bir çıkarımı vardır ki bu da Osmanlı Devleti’nin yıkılmaya çok yaklaştığıdır. Bu nedenledir ki Sultan I. Mehmed – Çelebi – zaman zaman Osmanlı’nın ikinci kurucusu olarak addedilir.

Halil İnalcık’ın Yorumu

Hükümranlığının başından itibaren kaybolan devlet otoritesini yeniden tesis etmeye çalışan Sultan I. Mehmed’in bu denli hızlı bir şekilde başarıya ulaşması ise oldukça dikkat çekicidir. Belki de bu durum ile ilgili en güzel yorumlardan bir tanesini Tarihçilerin Kutbu Halil İnalcık yapar: “1402 ile 1453 arasındaki dönemin can alıcı tarihsel sorunu, Osmanlı İmparatorluğu’nun iç savaş, haçlı işgalleri ve başka bunalımlar yüzünden toptan yıkılma tehlikesiyle karşılaştığı bir zamanda bu şaşırtıcı kalkınışı nasıl başardığını açıklayabilmektir.” Bu açıklamadan yola çıkarak diyebiliriz ki Fetret Devri’nde yalnızca yaşananları bilmek, güç dengesinin nasıl değiştiğini bilmek yeterli olmayacaktır

Başka bir yazımızda nasıl ki Sultan Baybars’ı Memluk Devletinin kurucu olarak kabul edebileceğimizi ifade ettiysek şüphesiz Çelebi Mehmed’i de Osmanlının ikinci kurucusu olarak kabul edebiliriz.


Bir yorum bırak
Mail adresiniz kimseyle paylaşılmayacaktır.
  • Arşivler